KÜRE VADİSİ Kestane balı

Logo Tescilli Logo ve markamızdır.

24 Ayar
ALTIN Gibi Kestane BALI


KÜRE VADİSİ Kestane balı

Kure Mountains National Park PAN PARKS.



KÜRE VADİSİ Kestane balı
biz herşeyi doğaya ve arıya bırakdık..
kestane balı adı altında satılan bal lara dikkat edin.


KESTANE AĞACININ YETİŞMESİ ENÇOK 1.200 m. yüksekliğe kadar olan yerlerde yetişir ençok da 700m. re yekar olan yerde görülür karadeniz bölgesinin nerdeyse heryerinde sık ve seyrek olmak üzere kestane ormanları vardır
Küre Vadisi Arı Ürünleri ve Arıcılık Bartın

KDMP Hakkında Karadeniz Bölgesi’nin batısında, Küre Dağları üzerinde yerleşik Milli Park, tamamen bir plato karakteri taşır.


KDMP Hakkında KÜRE VADİSİ KESTANE BALI
kaynak  http://www.kdmp.gov.tr 

KDMP Hakkında


Karadeniz Bölgesi’nin batısında, Küre Dağları üzerinde yerleşik Milli Park, tamamen bir plato karakteri taşır. Küre Dağları Milli Parkı’nın kapladığı alanın yüzölçümü 37.753 hektara, çevresindeki tampon bölge ise 134.366 hektara denk düşer. Yakın çevresinde süregelen yaşam, Milli Park sınırları içerisine yayılmamış ve milli park içerisinde hiçbir yerleşim kurulmamıştır. Yani, doğu-batı doğrultusunda uzanan Milli Park, yakın çevresi için fiziksel ve sosyal anlamda bir eşik niteliğindedir.Batı’da Bartın Çayı’ndan başlayan Küre Dağları, yaklaşık 300 kilometrelik uzunluğuyla Doğu’da Kızılırmak’a ulaşır. “İsfendiyar Dağları” adıyla da anılan sıradağlar Kuzey’de Karadeniz’e, Güneyde Gökırmak’a uzanır. Hareketli topografik yapısıyla, bu sıradağlar önemli bir peyzaj çeşitliliğinin de ev sahibidir. Orman, akarsu, çayır ve mera, maki, kayalık alanlar ve mağaralar, kıyı ve geleneksel tarım alanları gibi ana ekosistem tiplerini bir arada barındıran zengin habitatlarını, Anadolu’nun kuzeyini bir baştan ötekine saran kıyısal dağ sisteminin parçası olmasına borçludur.
Küre, orta yükseklikte bir dağ sırası olarak sınıflandırılır. Zira en yüksek zirvesi, 2019 metre yüksekliğiyle Devrekâni ve Abana arasında yerleşik Yaralıgöz Dağı’dır. Sistem içerisindeki, tek alt-alpin bölge de işte bu zirvededir. 1746 metrelik Ballıdağ, 1282 metrelik Karakuz, 1804 metrelik Göynük ve 1657 metrelik Dikmen Dağları, Küre boyunca diğer önemli yüksekliklerdir. Küre Dağları’nın fazla girintili çıkıntılı olmayan Karadeniz tarafı kıyıya paralel uzanır. Denize ulaştıkları vadilerde akarsular, küçük koylar; aniden yükselen kıyılar ise falezler meydana getirir. Kıyı şeridinin tipik görüntüsünü bu koy ve falezler şekillendirir. Dağların kuzey eteğini izleyen kıyı yoluna Amasra, Kurucaşile, Cide, İnebolu, Abana, Çatalzeytin, Türkeli ve Ayancık sıralanmışken; güneyinde Ulus, Pınarbaşı, Azdavay, Kastamonu, Taşköprü ve Boyabat yer alır.
Küre Dağları Milli Parkı’nın Ulusal ve Uluslararası Önemi


İlk coğrafyacılardan biri olan Strabon, 2000 yıl önce yazdığı Geographika adlı kitabında “en iyi cins şimşir ağacı en çok Amastris [Amasra] topraklarında yetişir” deyip Küre Dağları Milli Parkı ve çevresinin iklimine ve ormanlarına daha o zamanlardan dikkat çekiyor. Evliya Çelebi ise Seyahatnamesi’nde Amasra yöresi ormanlarını yani Küre Dağları Mili Parkı bölgesini “ağaç deryası” olarak betimliyor.
Günümüzde tehlike altındaki “Karadeniz Nemli Karstik Orman” ekosistemlerinin, en iyi yabanıl örneklerine sahip Küre Dağları Milli Parkı, Avrupa’da korunması gereken 100 Orman Sıcak Noktası içinde yer alır. Sıcak Nokta, doğa korumacıların dünyada endemizm düzeyi yüksek ve aynı zamanda hızla habitat kaybına uğrayan alanları tarif etmek üzere kullandıkları terimdir.
Genetik,tür, habitat ve ekolojik süreçler çeşitliliği, nadir ve nesli tehlike altındaki türlerin varlığı, ekosistemlerin dış etkenlere hassaslığı, yaşlılığı ve olgunluğu; bir alanın doğa koruma açısından önemini ortaya koyan çeşitli etkenler arasında sayılır.
“Kuzey Anadolu ve Kafkasya Ilıman Kuşak Ormanları” Dünya Doğayı Koruma Vakfı’nın (WWF) doğa koruma açısından küresel düzeyde öncelikli 200 ekolojik bölgeden biridir. Küre Dağları Milli Park alanı da, 157 endemik bitki türü ve bunlar içinde nesli tehlike altında olan 59 bitki taksonu barındırdığından bu çok değerli bölgenin bir parçasıdır.

Taşıdığı tüm bu özellikler dolayısıyla alan 2000 yılında “Milli Park” statüsü ile koruma altına alındı. Buna ek olarak, korunması amaçlanan biyolojik çeşitliliği güvence altına almak için “tampon bölge” kavramı da Türkiye'de ilk kez Küre Dağları Milli Parkı ile gündeme geldi.    


   kaynak yazı 
http://www.kdmp.gov.tr
fotoraflar ERKAN ÖKARA sonradan eklemedir... 


Hiç yorum yok:

KÜRE VADİSİ KESTANE BALI

COĞRAFİ YAPI } BARTINLI ARICI YAYLACIK KÖYÜ KESTANE BALI ÜRETİMİ ORMAN BAL 1995

KASTAMONU,DAN BAŞLAYIP BARTIN DA SONBULAN KÜREDAĞLARI UZANTISIDIR... COĞRAFİ YAPI (Kurucaşile İlçesi İl Kültür Turizm Müdürlüğü)3OOO yıllık bir tarihi olan ilçenin i lkçağda Fenikeliler başta olmak üzere Miletoslu ve Megaralı gemiciler tarafından kurulan Kromna adında bir site olduğu çeşitli kaynaklarda belirtilmektedir. Roma, Bizans ve Ceneviz hakimiyetinden sonra yörede görülen ilk Türk komutanı Kutalmış oğlu Süleyman Bey’in komutasındaki Kara Tigin’dir. Yıldırım Beyazıt 1395’te bu bölgeyi Candaroğulları’ndan alarak Osmanlı hakimiyetine katmıştır. birlikte ilkçağda Kromna'da para basıldığı bilinmektedir. Kromna kenti Sandal ve Zeytin burunları olmak üzere iki doğal liman arasındaki yarımada da kurulmuştur.İlk devreleri bilinmemekle KurucaşileBatı Karadeniz sahilinde Bartın iline 62 km. uzaklıkta 1546 km2 alana kurulmuş 8596 nüfuslu kuzeyi Karadeniz güneyi Bartın ili, doğusu Cide ve batısı Amasra ilçeleri ile çevrili deniz ve ormanların içiçe olduğu küçük ve şirin bir ilçedir. 01.09.1957 tarihinde ilçe olan Kurucaşile de 4 mahalle ve 28 köy bulunmakta, yüzölçümünün %40’ı ormanlarla kaplı olan ilçede köylerin büyük çoğunluğu orman köyü statüsü taşımaktadır. İlçemizin merkezi her mevsim yağışlı ılıman Karadeniz iklimi altındadır. Bununla beraber iç kesime gittikçe iklim biraz sertleşir. kurucaşile ilçesi Batı Karadeniz Bölgesinde Bartın iline 52 KM: uzaklıktadır. Kuzeyinde Karadeniz,güneyinde Bartın,Doğusunda Cide ve batısında Amasra ilçeleri bulunmaktadır. İlçenin rakımı deniz seviyesinden 1500 metreye kadar çıkmaktadır. İlçenin güneyi Küre dağlarının bir uzantısı olan Karadağ,Kayaardı ve Karsaduran dağları ile çevrilidir. 159 KM2’lik yüzölçümünün %40’ı ormanlarla çevrili .
manzaraya dalar hayatı düşünür

YAYLACIK KÖYÜ KESTANE ÇİÇEĞİ BALI ORMAN BAL 1995

KESTANE BALI ÜRETİMİ YAPTIĞIMIZ KÖYÜMÜZÜN EŞŞİZ GÜZELLİKDEKİ ormanları köyümüzün de kurulu olduğu dört birtarafı ormanlarla kaplı olan fotoraflar da gördüğünüz alan BARTINLIARICI@hotmail.com
YAYLACIK KÖYÜ KESTANEBALI yaylacık köyünün deniz seviyesinden
yüksekliği 500 -1025 metre arasımda yüksekliği olanbir yayla köyüdür %97 i ormanlarla kaplıdır KESTANE ağaç larının yoğun olarak bulunduğu bir orman köyüdür kestane balı sadece kestane ağaçlarının olduğu ormanlardan kestane çiçeklerinden elde edilir, ancak ormanlarımızdaki KESTANE, MEŞE,KAYIN, GÜLGEN,
kestane, böğürtlen, kuşburnu,sarmaşık, defne,orman gülü, gibi çiçekli ve çok yıllık bitkilerin yanı sıra ormanın dibinde kekik ,yabani yonca, papatya,kızılcık(kiren),sümbül,nergis gibi arıların polen ve nektar aldığı otsu çiçeklerden oluşmaktadır böğürtlen, ormangülü, defne vediğer ağaç ve bitki çeşitlerinin varlığıda balımıza ayrı bir değer katar ve bitki filorası geniş ormanlarımızdan elde edilir. yaylacık köyünde camormanıyokdur genelde ormanlarımız kayın ağecı ve kestane ormanı ağırlıkdadır ve diğer ağaçlar .ORMANGÜLÜ ayrıcaormangülü balı ORMANGÜLÜBALI Ormangülü,geneldekaradinizin
yüksek ve derin ormanlık alanlarında yoğun olarak yetişmekdedir ormanlık olan heryerde görülebilir tabiki. arılar, orman gülü ve yaylacık ormanlarında çiçek açan bitkilerin yanı sıra yaylaçiçeklerinden de bal elde ediyor. Ormangülünün moraçançiçeklerindenbaşkakırmızı ve beyaz ,sarıaçanlarıda var.YAYLACIK köyünde görülen ormangülü çeşidi MOR acanıdır ... Ormangülü Balı, özel bir baldır. Orman gülü balı doğal koşullarda, kendine özgü aroması ile çok özgün bir baldır. Çok uzun süreden beri tedavi edici ve tadlandırıcı olarak kullanılmaktadır. Besleyici ve kuvvet vericidir. Mikropların üremesini önler. Yara iyileştirici etkiler gösterir balbileşiminde bulunan vitamin, mineral, organik asit ve enzimler nedeniyle sindirimi kolay, besleyici ve birçok hastalığa karşı koruyucu ve tedavi edici özellikler gösterir. Balın, bileşim maddelerince zengin oluşu nedeniyle özellikle sağlıklı yaşamda önde gelen gıda maddeleri arasında yer almaktadır. “Balın, difteri, boğmaca, verem, ülser, bazı cilt ve sinir sis temigibi 500 eyakın hastalığın tedavisinde olumlu etkileri saptanmıştır. Balın bilinen bu özellikleri sağlamasında, antimikrobiyel, antioksidan ve büyüme faktörü biyoaktivitesi gösteren bileşenler etkili olmaktadır” Yararları nedeniyle balın her gün düzenli olarak tüketilmesi önerilmektedir. Bileşim: Glikoz ve levüloz (%70-75), sakkaroz (%2-3), dekstrin ve vitaminler içerir. Bileşimi elde edildiği bölgeye ve balın çeşitliliğine bağlı olarak değişiklik göstermektedir. Değerler ortalama aynıdır. Balın Şekerlenmesi (kristalizasyonu) : Balın kristalizasyonu; balda bulunan şekerlein zamanla doyma zamanla doyma noktasına ulaşarak dibe çökmesi olayıdır. Çiçek balları zamanla kristalize olur. Kristalize olan bal sahte veya hileli bal demek değildir. Kristalize olan ballar su banyosu ılıksu içerisinde ısıtılarak kristalizasyon ortadan kaldırılabilir. Kristalizasyon balın su içeriği ile bünyesindeki fruktoz ve glikoz şekerleri arasındaki oranla ilgilidir. Genellikle bal içindeki fruktoz, glikozdan fazladır. Fruktoz/Glikoz oranı büyüdükçe balın şekerlenme eğilimi azalır. Olgunlaşmamış bir balda glikoza göre daha fazla sakkaroz bulunduğu için şekerlenme yavaş olur.Su içeriği düşük olan ballar daha geç kristalize olurlar. Bu nedenle petekli ballarda kristalizasyon geç başlar veya hiç görülmez.Toplumumuza kristalize olmuş bal yeme alışkanlığını kazandırmalıyız. Balın dolum aşamasında, ısıtma işlemi
uygulamaz. Isıtılan ballar yahiçkıristalleşmez yada cok geç kısistalleşirler dikkatliolun ballar 40 veya 60 dercenin üzerinde ısıtılırsa zararlıolabir bal tüketirkendikkatli olunsağlığınızdanolmayın kestanebalı geçkıristalleşir sonuçda kestanebalı dakıris talleşirbu şekervar anlamına gelmez market ballarına dikkatedin yeterBitkinin balı da meyvesi gibi koyu kahve renklidir. Kristalleşmesi yavaştır, kristalleştiği zaman çok ince granüller oluşturur. Araştırmalarda antibiyotik özelliğiyle B.Hemolotik streptecoc’lara karşı etkili olduğu tespit edilmiştir. B ve C vitaminleri açısından zengin olan Kestane Balı kasları kuvvetlendirici, kan dolaşımını düzenleyici, mide ve karaciğer yorgunluğunu giderici, bağışıklık sistemini güçlendirici etki yapar. Kestane Balı solunum ve sindirim sistemlerine olumlu etkiler getirmektedir. Özellikle mevsim değişikliklerinde bol miktarda kestane balı tüketilmelidir Özel bir baldır. Yılda sadece HAVAŞARTLARINA GÖRE BÖLGEYE BAĞLI OLARAK ÜRETİM ORANI DEĞİŞİM GÖSTEREBİLİR Önümüzdeki yıl tekrar tatmak isterseniz lütfen kendinizle ilgili
BARTINLIARICI@hotmail.com bilgileribize e-postayla gönderiniz. mailto:e-postaylagönderiniz. bartinliarici@gmail.com Bal, bileşiminde bulunan çeşitli vitamin, mineral, organik asit ve enzimler nedeniyle sindirimi kolay, besleyici ve birçok hastalığa karşı koruyucu ve tedavi edici özellikler gösterir. MİDEYE ye iyi gelir. Balın, bileşim maddelerince zengin oluşu nedeniyle özellikle sağlıklı yaşamda önde gelen gıda maddeleri arasında yer almaktadır. Balın bilinen bu özellikleri sağlamasında, antimikrobiyel, antioksidan ve büyüme faktörü biyoaktivitesi gösteren bileşenler etkili olmaktadır” Yararları nedeniyle balın her gün düzenli olarak tüketilmesi önerilmektedir. Kestane balı doğal koşullarda, kendine özgü acımsı aroması ile çok özgün bir baldır. Özellikle hasta ve yorgun kişilerin tedaviyi destekleyici olarak kullanabileceği bir üründür. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Enerji ve kuvvet verir. Günlük 2 tatlı kaşığı kadar alınması yeterlidir. Etkili bir bal olduğundan
fazla alınması terleme ve baş dönmesine neden olabilir.
Ancak bu bal çok dikkatli tüketilmelidir.Fazla yenildiğinde tansiyonu normalin altına düşürür. Hastanelik edebilir. Buna bal tutması denir.Bal tutması sonucu hastanelik olan vardır ancak şimdiye kadar bal tutması sonucu ölüm vakası olmadığı gibi, kalıcı bir etkisi olan bir kişi de yoktur.
Yöresel İsimleri: acıbal , Deli bal olarak da bilinir. KESTANEBALI kestanebalı azmiktarda tüketildikdensonra sorunolmaz kuvvetlibir baldır azmiktarda heröğün yiyebilirsiniz satın aldığınız kişilerin uyarılarını dikkatealın lütfen Bal; çok uzun süreden beri tedavi edici ve tadlandırıcı olarak kullanılmaktadır. Besleyici ve kuvvet vericidir. Mikropların üremesini önler. Yara iyileştirici etkiler gösterir. Çocuklarda sık görülen ağız iltihaplarına (aft, ağız yarası) karşı başarı ile kullanılır. Bileşim: Glikoz ve levüloz (%70-75), sakkaroz (%3), dekstrin ve vitaminler içerir. Bileşimi elde edildiği bölgeye ve balın çeşitliliğine bağlı olarak değişiklik göstermektedir. Değerler ortalama aynıdır. Uyarı: Piyasadasatılan balların pek çoğu kimyasal işlemlere maruz kalmaktadır.

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı