KÜRE VADİSİ Kestane balı

Logo Tescilli Logo ve markamızdır.

24 Ayar
ALTIN Gibi Kestane BALI


KÜRE VADİSİ Kestane balı

Kure Mountains National Park PAN PARKS.



KÜRE VADİSİ Kestane balı
biz herşeyi doğaya ve arıya bırakdık..
kestane balı adı altında satılan bal lara dikkat edin.


KESTANE AĞACININ YETİŞMESİ ENÇOK 1.200 m. yüksekliğe kadar olan yerlerde yetişir ençok da 700m. re yekar olan yerde görülür karadeniz bölgesinin nerdeyse heryerinde sık ve seyrek olmak üzere kestane ormanları vardır
Küre Vadisi Arı Ürünleri ve Arıcılık Bartın

PROPOLİS

Propolis (Bal Arısı) Doç.Dr. C.Kemal SÜMBÜL !

Bal arıları (Apis mellifera), toplu olarak yaşamaları ve aralarında iş bölümü yapmaları, kovanlarında sadece bir kraliçe arıya bağlı olmaları hususiyetleriyle, sosyal böceklerin başında gelir. Bal arıları davranışlarıyla olduğu kadar, şifa vesilesi ürünleriyle de insanların dikkatini çekmiştir. Bu ilgi sonunda bal arıları, hem insanların maişetlerini temin vasıtası, hem de haklarında fakülteler ve bölümler açılacak kadar gelişmiş bir bilim dalının konusu olmuşlardır. Sevk-i ilâhî ile arılara yaptırılan ürünler, insanlar için mükemmel bir gıda olduğu kadar, değişik hastalıklardan kurtulmaya bir şifa vesilesi de olmaktadır.
Kur'an'da kendi adlarıyla isimlendirilen bir sürede (Nahl Sûresi), onlara birtakım görevlerin ilham edildiğini öğreniyoruz. Aynı sûrede bal arısının yaşayış şekli kadar, ürettikleri de insanların bilgisine sunulmuş, her türlü meyveden yemesi emredildikten sonra, karınlarından çeşitli renkte bir içeceğin çıktığı ve bunların insanlar için şifa kaynağı olduğu belirtilmiş, sonunda da bütün bunlarda düşünen insanlar için alınacak ibretler olduğuna dikkat çekilmiştir. (Nahl, 68-69)
Bal arısına ürettirilen maddelerin başında bal gelmektedir. Enteresan bir geometrik şekle sahip bir peteğin içine arılar tarafından doldurulan balın tadı ve içindeki şifa vesilesi kimyevî maddelerin terkibindeki hassas nispetler, detaylı bir şekilde araştırılmış; bunların fayda ve hikmetleri tespit edilmiştir. Arıların karınlarından çıkan ve insanlar için içecek ve şifa kaynağı olan sadece bal mıdır? Yoksa diğer ürettiklerinden de bu kategoriye giren var mıdır?
Bal arısına ürettirilen sadece bal değildir. Bugün arı ürünleri dendiğinde balın yanında; polen, propolis, arı sütü, balmumu ve arı zehiri de akla gelmektedir. Bunlardan polen, arı daha kovana girmeden arıcılar tarafından kurulan tuzaklarla toplandığından, İlâhî Beyan'da "yemeleri emredilen ve karınlarından çeşitli renklerde çıkan ve insanlar için şifa kaynağı" olarak bahsedilen ürünlerin dışında sayılabilir. Arı sütü ve arı zehiri doğrudan arının vücudundan çıkarılan salgı ürünleridir. Bal, propolis ve balmumu ise, arı tarafından toplanan maddelerin sindirim sisteminde birtakım değişikliklere uğratılmasından sonra bizlere sunulan maddelerdir. Arı ürünlerinin gıda ve şifa değeri birbirlerine göre farklılık gösterir. Meselâ, bal esas olarak gıda değeri taşırken, arı sütü şifa değeri ile ön plâna çıkar. Birisi salgı iken, diğeri nektarların arının sindirim organlarında değişikliğe uğradıktan sonraki hâlidir. Propolis de bu yönüyle bala benzemektedir. Ancak bunun ilâç özelliği, gıda değerinden daha fazladır. Bu açıdan bakıldığında arıdan elde edilen ürünlerin her birinin ayrı bir önemi vardır.
Şehrin müdafaası mânâsına gelen 'propolis' tabiri; Yunanca pro (müdafaa) ve polis (şehir) kelimelerinden türetilmiştir. Bunun bal arısı için anlamı ise, kovanın muhafazası demektir. Propolis, oldukça yapışkan, reçinemsi bir maddedir. Bal arıları, bu maddeyi değişik bitkilerden toplayarak kovanlarına taşır. Propolis, peteklerin ağızlarını kapatmada, kovanın iç duvarlarını düzgün hâle getirmede ve içeriye başka canlıların girmesine mâni olmada kullanılır. Bunun ham maddeleri, arılar tarafından değişik bitkilerden toplanır ve ağızlarındaki tükürük enzimleriyle kısmen sindirilir. Kısmen sindirilen çeşitli maddeler balmumu ile karıştırıldıktan sonra kovanda kullanılır. İçerisinde biraz polen bulaşığı da bulunabilir.


Arılar propolisi nerede kullanır?

Arıların petek tamirinde propolisi mumlarla karıştırıp, peteğin daha sıkı bir yapı kazanmasını sağladığı ifade edilmiştir. Arıların, peteklerin bal ile dolu gözeneklerini kapatmak için, hiç mum ihtiva etmeyen veya çok az mum ihtiva eden propolis kullandığı keşfedilmiştir. Propolis, kovandaki bakteri, mantar ve lârvalara tabiî antibiyotik tesiri yapar. Arılar kovanlarına girmesini istemedikleri canlılara karşı bunu kullandıkları gibi, girdikten sonra ölenleri de bu madde ile mumyalamak süretiyle kovanlarını kokmuş cesetlerden korumuş olurlar.

Propolisin kimyevî terkibi, toplanması ve işlenmesi

Propolis yaklaşık 30'un üzerinde madde ihtiva eder. Bu bileşikler; bitkilerin salgıladığı maddeler, arıların metabolizmasından kaynaklanan ifrazatlar ve ticarî preparat haline getirilirken karışan maddelerden oluşur. İçinde polifenoller, fenolik asitler ve bunların esterleri, terpenler, steroitler, aminoasitler, mineraller ve bazı vitaminler (B1,B2, C ve E) bulunur. Bileşiminin büyük bir kısmını flavonoitler oluşturur. Bu bileşikler bitkiler âleminde yaygın olarak bulunur. Bunların nispetleri değişmekle beraber, ortalama % 50 reçine, % 30 mum, % 10 esansiyel ve aromatik yağlar, % 5 polen, % 5 diğer maddeler ve organik kalıntılardan ibarettir. Propolisin işlenmesi sırasında bu organik kalıntılar ile mumlar uzaklaştırılır. Bu kompozisyon propolisin elde edildiği bitki örtüsü ve coğrafî bölge farklılığından dolayı değişkenlik gösterir. Bu değişkenlik arının metabolik aktivitesinin de değişmesine yol açar. Propolisin rengi bileşimine bağlı olarak sarıdan, koyu kahverengiye kadar çeşitlilik gösterir. Peteğin sarı rengi propolis içindeki Chrysine (1,3 dioksi flavon) maddesinden ileri gelir. Propoliste bulunan bazı maddeler tabiî olarak gıdalarda vardır. Bunlardan kafeik asit ve onun esterleri (% 2-20), hidrokinon (% 0,1) ve quercetin (% 0,1-0,7) propoliste bulunur. Meselâ kabuklu bir elma 5,8-26 mg arasında quercetin maddesi ihtiva eder. Yine bir kg kahvede ortalama 1,25-40 mg arasında hidrokinon, bir servislik yeşil salatada ortalama 27-56 mg kafeik asit bulunur. Propoliste bu bileşiklerin miktarı, günlük diyetle alınan miktarlarla mukayese edilemeyecek kadar azdır.
Propolis yapışkan olduğu için, insanın derisindeki protein ve yağlarla reaksiyona girdiğinden deriden ayrılması çok güç olur. Bu madde soğukta çok sert ve kırılgan; sıcakta yapışkan ve yumuşaktır.

Geçmişten günümüze propolis kullanımı
İnsanların propolisten istifadesi MÖ 300'e kadar gider. Tarihî kayıtlarda propolisin değişik maksatlar için kullanıldığı belirtilmektedir. 17. yüzyılda İtalyanların bu maddeyi antik eşyalarda kullandıkları yazılmaktadır. Propolis yaylı sazlarda (parlatıcı olarak) ve akordiyonların tamirinde de kullanılmıştır.
Propolisin kullanılır hâle getirilmesi
Arıcılar, propolisi kovandan kazıyarak toplar. Bu toplama işini genellikle kovandaki balı hasat ettikten sonra yaparlar. Toplama sırasında propolise bir miktar mum karışır. Propolis işlenmek üzere fıçıların içerisinde işletmelere gönderilir ve önce değerlendirilmeye alınır. Eğer çok fazla mum ihtiva ediyorsa, yıkanmak için soğuk suya konur, böylece propolise karışmış mumlar giderilir. Geride kalan propolis paslanmaz çelikten yapılmış kafesler üzerinde açık havada kurutulur. Eğer propolisin içindeki mum az ise, propolis doğrudan doğruya % 95'lik etil alkol içerisinde çözülür. Böylece arıların kopmuş vücut parçaları, tahta yongaları ve diğer yabancı maddeler giderilir.
Çok sayıda kimyevî maddeden yapılmış propolisin içindekileri birbirinden ayırmak oldukça zordur. Onun için propolis önce alkolde çözülür, çözünen maddeler alkole geçtikten sonra alkol uzaklaştırılır. Alkolde çözünen şekline 'propolis balsam'ı adı verilir. Mumlu kısım alkolde çözülmez.
Propolisin en yaygın olduğu ülke Brezilya olmakla beraber, bu madde Çin, Tayland, Avustralya ve Yeni Zelanda gibi ülkelerde de önemli miktarlarda üretilmektedir. Propolisin yıllık üretim miktarı ile ilgili net rakamlar mevcut değildir. Ancak Amerika Birleşik Devletleri'nde yılda 20.000 kg satışının yapıldığı tahmin edilmektedir. Ticarî olarak tablet, toz, konsantre sıvı ve sakız formları mevcuttur. Propolis, Amerika'da yaklaşık 50 mg'lık kapsüller şeklinde satılmaktadır.

Propolisin muhtemel biyolojik tesir mekanizmaları
Son yıllarda propolisin tesiriyle alâkalı önemli çalışmalar yapılmış, toplantılar tertip edilmiştir. 1991 yılında Japon Kanser Araştırma Cemiyeti'nin tertiplemiş olduğu toplantıda, Mr. Tetsuya Matsuno'nun propolisin anti-kanser tesiriyle ilgili bir tebliğ sunmasından sonra bu sahada çalışmalar yoğunlaşmıştır. Propolisin içerisinde önemli oranda flavonoitlerin olması, bu maddenin biyolojik aktivitesine tesir eder. Propolisin aktivitesinin dört kategoriye ayrıldığı belirtilmiştir:
1- Biyolojik polimerlere bağlanma eğilimi.
2- Ağır metal iyonlara bağlanması.
3- Elektron taşınmasının hızlandırılması.
4- Serbest radikalleri tutma kabiliyeti (temizleme).
Propolisin flavonoitlere benzer şekilde hidrolaz ve alkalen fosfatazı da içine alan birçok enzimi engellediği bildirilmiştir. Ayrıca streptococcus bakterilerinin bölünmesini uyaran glikoziltransferazları durdurmaya, iltihabî reaksiyonlarda myeloperoksidazın, ornitin dekarboksilazın, lipoksigenazın, tirosin protein kinazın aktivitesini ve araşidonik asit metabolizmasını engellemeye vesile olduğu gösterilmiştir. Propolis kullanan kişilerde zehirlenme belirtisine rastlanmamıştır. Yapılan toksikolojik değerlendirilmesinde, LD50 dozunun (bu deney farelerinde ağızdan saf propolis verildiğinde farelerin yarısını öldüren miktar demektir) 2.000-7.300 mg/kg arasında değiştiği rapor edilmiştir. Propolisteki önemli maddelerin başında gelen flavonoitler farelere ağızdan verildiğinde, LD50 dozunun 8.000-40.000 mg/kg arasında değiştiği bulunmuştur. Bu değerlerden ortaya çıkan sonuç; propolisin tabiî toksisitesinin (zehirliliğinin) oldukça düşük olduğudur. Yapılan çalışmalar sonucunda 60-70 kg ağırlığındaki bir insanın kg ağırlığı başına günlük emniyetle alabileceği propolis miktarı, en çok 1,4 mg veya ortalama günde 70 mg'dır. Astım hastalarında krize yol açabileceğinden alerji testi yapılmadan kullanılmaması gerekir. Eskiden kullanıldığı gibi günümüzde de kozmetiklerde ve cilt kremlerinde bunun kullanılabileceği ileri sürülmektedir. Son yıllarda propolisin insan sağlığına katkılarına ait çalışmalar, daha çok antioksidatif tesirlerine yönelmiştir. Canlı organizmaların oksidatif hasarlardan korumasında, yani antioksidatif tesir bakımından önemli bir rol verildiği, dolayısıyla canlılarda başlıca kanser, kalb-damar hastalıkları ve diyabet gibi rahatsızlıklara karşı kullanılabileceği ifade edilmektedir. Antioksidatif tesirler bakımından arı ürünleri birbirleriyle karşılaştırıldığında, propolisin en yüksek tesiri yaptığı bulunmuştur.

İnsan sağlığı ve propolis
Propolisin, immün sistemi uyararak hastalıklara karşı vücudun tabiî direncinin artmasına ve vücudun kuvvetlenmesine vesile olduğuna inanılmaktadır. Başlıca tesirleri arasında antiseptik (mikroptan arındırıcı), antimikotik (mantarlara karşı), bakteriyostatik (bakteri üremesini durdurucu), astringent (lokal olarak damarları daraltan faktör), spazmolitik (kas gevşetici), antienflamatuar (iltihap giderici), anestetik (sinir hassasiyetini azaltıcı) ve antioksidant (oksitlenmeyi veya moleküllerdeki bozulmayı engelleyici) özellikleri sayılabilir. Propolisin eskiden beri yaraların iyileştirilmesinde, dokuların yenilenmesinde faydalı olduğu, yanıkların tedavisinde, nörodermatitlerde, bacak ülserlerinde, sedef hastalığında (psoriasis), genitalis ve pruritus (cinsî rahatsızlıklarda) kullanıldığı rapor edilmiştir. Romatizma ve mafsal burkulması durumlarında tedavi edici olarak, ağız yıkama preparatlarının içine katılarak, diş macunu olarak, ağız iltihaplarının ve diş etlerinin tedavisinde kullanıldığı kaydedilmektedir. Kozmetik ürünlerde ve ilâçlarda (meselâ yüz kremlerinde ve losyonlarda) kullanılmıştır. Propolis ayrıca diş aralarını temizlemeye yarayan mumlu iplik yapımında kullanılır. Hem arının, hem de onun karnından çıkanların şifa olarak zikredilmesinde, düşünen toplumlar için Yaratıcı'ya işaretler vardır.

Kaynaklar
- Burdock,G.A.1998. Review of the biological properties and toxicity of bee propolis. Food and Chemical Toxicology, vol.36, 347-363.
- Burda,S.,Oleszek. 2001. Antioxidant and antiradical activities of flavonoids. Journal of Agricultural and Food Chemistry,Vol,49, 2774-2779.
- Kumazawa,S.,Hamasaka,T.,Nakayama,T. 2004.Antioxidant activity of propolis of various geographic origins. Food Chemistry. Vol.84, 329-339.
- Nagai, T.,Sakai,M.,Inoue,R., Inoue,H.,Suzuki,N. 2001. Antioxidant activities of some commercially honeys,royal jelly and propolis. Food Chemistry,Vol.75, 237-240.

Dr.Ali İhsan Öztürk - Propolis Doğal Antibiyotik!

Karamum (Bee Propolis); kanser, ülser, karaciğer ve bronşite savaş açıyor.
Arıların ürettiği propolis, bal ve yağ ile karıştırıldığında dış yaralar için mükemmel bir iyileştirici Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü Arıcılık Şube Müdürü Dr Ali İhsan Öztürk, halk arasında karamum olarak da bilinen propolisin, bal arılarının bitkilerin dal, gövde ve özellikle çiçek ile yaprak tomurcuklarından topladığı balmumu ve reçinemsi maddelerin karışımından oluştuğunu ifade etti.

Propolisin tıpta ilacın hammaddesi olarak kullanıldığını bildiren Öztürk, eski doğu bloğu ülkelerinde ilaç kodeksine girmiş olmasına karşın batı ülkelerinde buna dahil edilmediğini, bu maddenin Asya, Avrupa ve Afrika’da “halk ilacı” olarak geniş bir kullanım alanı bulunduğunu belirtti.
Ürünün koruyucu ve tedavi edici özellikleri nedeniyle insan sağlığı için çok önemli aktif bir madde olduğunu vurgulayan Öztürk, propolisin özellikle sindirim ve üriner sistem rahatsızlıklarının tedavisinde etkin sonuç verdiğini söyledi Öztürk, propolisin kanser, mide ülseri, cüzzam, kılcal damarların ve bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde, bronşit, ağız içi aft, yüksek kan basıncı, karaciğerin korunmasında olumlu etki yaptığına dikkat çekti.
Dr. Öztürk;
“Propolis, bal ve yağ ile karıştırıldığında dış yaralar için mükemmel bir pomat oluşturur Bu ürünün antiromatizmal etkisi de saptanmıştır Propolis, içerdiği sağlık yönünden çok önemli aktif maddeler nedeniyle genel vücut direnci ve sağlığının korunmasında ve alternatif tedavide gittikçe daha çok yer bulan emsalsiz bir maddedir” 


Doç.Dr. Recai Oğur - Propolis Gripten Korur mu? !

Son günlerde, gribal enfeksiyonlardan korunmada üzerinde en çok durulan doğal maddelerden birisi de propolistir. Arılar tarafından üretilen ve doğal bir reçine olan propolisi arılar, temel olarak kovanlarının inşaasında ve onarımında kullanmaktadırlar. Ülkemizde farklı isimlerle de bilinen propolis geçmişteki medeniyetler tarafından da sağlık ve sağlık dışı çeşitli amaçlarla yaygın olarak kullanılmıştır.
Sağlıkla ilgili olarak bir çok özelliğinden bahsedilmekle birlikte özellikle soğuk algınlığı ile ilgili etkileri bugünlerde ticari olarak ön plana çıkarılmaktadır. Yapılan bazı bilimsel çalışmalarda, propolisin virüsler tarafından neden olunan soğuk algınlığı olgularında etkili olduğu ortaya konmuştur.

Yine bazı çalışmalarda propolis burun spreylerinin, çocuklarda burun akıntısı, burunda tıkanıklık ve yüksek ateşle seyreden burun ve boğaz enfeksiyonlarında faydalı olabileceği gösterilmiştir.
Konuyla ilgili olarak yapılan en kapsamlı araştırma İsrailli bilim adamları tarafından gerçekleştirilmiştir. Araştırmada; 1-5 yaş arasındaki 430 çocuktan 215'ne kış döneminde 12 hafta süreyle, hergün ekinezya + propolis + vitamin C karışımı verilmiş diğer 215 çocuğa ilaç içermeyen sıvı verilmiştir. Çalışma sonucunda ekinezya + propolis + vitamin C karışımı verilen çocuklarda üst solunum yolu enfeksiyonu görülme sıklığında %55 azalma, üst solunum yolu enfeksiyonuna yakalanma sayısında %50 azalma ve enfeksiyona bağlı yüksek ateşin devam etme süresinde %62 azalma tespit edilmiştir. Hasta olarak istirahat edilen gün sayısında da önemli derecede azalma gözlenmiştir. Bu karışımın uygulandığı çocuklarda az sayıda ve hafif düzeyde, geçici yan etkilere rastlanmıştır [Kaynak 1].
Japonya’da yapılan bir çalışmada; grip virüsü ile hasta yapılan farelere 7 gün süresince günde 3 kez 10mg/kg propolis verilmiş ve farelerde gribe bağlı kilo kaybının ve diğer grip belirtilerinin hafiflediği ve akciğerlerdeki virüs miktarının azaldığı gözlenmiştir [Kaynak 2]. Ancak bu etkiler incelenen 13 propolis ürününün tamamında değil bazılarında tespit edilmiştir.
İtalyan araştırmacılar tarafından yapılan diğer bir çalışmada da propolis çeşitli mikroorganizmalara karşı test edilmiş ve solunum yolu enfeksiyonu yapan mikroplara karşı önemli derecede etkili olduğu saptanıştır. Ancak bu çalışma da insan veya hayvanlarda değil, doğrudan mikroorganizmalar üzerinde yapılan bir çalışmadır [Kaynak 3].
Bulgar araştırmacıların yaptığı bir çalışmada da incelenen tüm propolis ürünlerinin gram (+) bakteri ve mantarlara karşı son derece etkili olduğu ve bir çok propolis ürününün virüslere karşı da etkinlik gösterdiği saptanmıştır. Araştırmada sıcak bölgelerden ziyade, özellikle ılıman bölgelerden elde edilen propolisin daha etkili olduğu gözlenmiştir [Kaynak 4].
Yine Bulgar araştırmacılar tarafından yapılan diğer bir çalışmada propolisin içinde bulunan isopentyl ferulate isimli maddenin influenza A virüsüne karşı son derece etkili olduğu gösterilmiştir [Kaynak 5].
Propolisin bağışıklık sistemini aktive ettiğine yönelik olarak da çeşitli araştırmalar bulunmaktadır.
Ancak tüm bu araştırma sonuçlarına rağmen propolisin grip durumunda etkili olduğunu veya gribe karşı koruyucu olduğunu kesin olarak ortaya koyacak klinik kontrollü çalışmalar bulunmamakta ve “propolis gribe karşı koruma sağlar” denilememektedir.


Uyarılar

1. Piyasada satışa sunulan propolis ürünlerinin hemen hepsinin üretiminde etil alkol kullanıldığından çocuklarda ve hamilelerde kullanımı konusunda dikkatli olunmalıdır.
2. Propolis duyarlı kişilerde alerjik etki gösterebilir.
3. Bugüne kadar propolis kaynaklı zehirlenme veya toksik etki bildirilmemiştir. Ancak ağız yoluyla (çiğnenerek, eliksiri içilerek) alındığında ağız içi bölgelerde tahriş yapabilir.
4. Yukarıdaki araştırmalara dikkat edildiğinde incelenen propolis ürünlerinin hepsinde değil, araştırma kapsamındaki bazı ürünlerde etki saptanmıştır.

Kaynaklar
[1] Effectiveness of an herbal preparation containing echinacea, propolis, and vitamin C in preventing respiratory tract infections in children: a randomized, double-blind, placebo-controlled, multicenter study.
Cohen HA, Varsano I, Kahan E, Sarrell EM, Uziel Y.
Arch Pediatr Adolesc Med. 2004 Mar;158(3):217-21.
[2] Anti-influenza virus activity of propolis in vitro and its efficacy against influenza infection in mice.
Shimizu T, Hino A, Tsutsumi A, Park YK, Watanabe W, Kurokawa M.
Antivir Chem Chemother. 2008;19(1):7-13.
[3] In vitro antimicrobial activity of a novel propolis formulation (Actichelated propolis).
Drago L, De Vecchi E, Nicola L, Gismondo MR.
J Appl Microbiol. 2007;103(5):1914-21.
[4] Antibacterial, antifungal and antiviral activity of propolis of different geographic origin.
Kujumgiev A, Tsvetkova I, Serkedjieva Y, Bankova V, Christov R, Popov S.
J Ethnopharmacol. 1999 Mar;64(3):235-40.
[5] Anti-influenza virus effect of some propolis constituents and their analogues (esters of substituted cinnamic acids).
Serkedjieva J, Manolova N, Bankova V.
J Nat Prod. 1992 Mar;55(3):294-302.
Doç.Dr. Recai Oğur


KÖŞE YAZILARI COLUMNS
10 Uludag Bee Journal May 2002 
ÖNEMLİ BİR ARI ÜRÜNÜ: PROPOLİS 
An Important Bee Product: Propolis 
Ulviye KUMOVA* Ali KORKMAZ ** Barış Cem AVCI* Güney CEYRAN*
*Çukurova University, Faculty of Agriculture, Adana-TURKEY 
**Alata Horticulture Research Institue, İçel-TURKEY 
Özet: Propolis en önemli arı ürünlerinden birisidir. Propolis yapışkan bir madde olup, bal arıları tarafından bitkilerden 
toplanan ve mumla karıştırarak kovan içerisinde birçok amaca yönelik olarak kullanılan bir maddedir. Arılar propolisi 
kovan ve diğer yaşam alanlarının iç duvarlarında kullanırlar. Delik ve çatlakların kapatılmasında, peteklerin tamir 
edilmesinde peteklerin birbirlerine yapıştırılmasında, savunmayı kolaylaştırmak veya kovan girişini daraltmak amacıyla 
kullanılır. Ayrıca propolis kovan içerisine giren ve ölen fakat arılar tarafından dışarıya atılamayan maddelerin üzerini 
örtmekte kullanılır. Propolisin güçlü dezenfektan etkisi bulunmakta ve bu etki kovan ile petek gözlerinin 
dezenfeksiyonunu sağlamaktadır. Mikroorganizmalara karşı olan etkisi propolisin en önemli özelliğidir. Bu yüzden eski 
zamanlardan günümüze kadar propolis farmakolojik özellikleri sebebiyle insanlar tarafından kullanılmaktadır. 
Propolis, antimikrobial, antifungal, antivirus, anti-inflamatör ve anestezik etkiler yanında pek çok yararlı biyolojik 
aktivitenin gerçekleşmesine neden olur. Bu nedenle propolis, apiterapide, biyokozmetikte, sağlıklı beslenme gibi pek 
çok amaç için kullanılmaktadır. 
Anahtar kelimeler: Apis mellifera, bal arısı, arı ürünleri, apiterapi, propolis. 
Abstract: Propolis is one of the most important bee products. Propolis is a sticky material that honey bees collect from 
plants, mix with wax and use this product for many purposes. Bees apply propolis on the internal walls of their hive or 
other cavities. It is used to block holes and cracks, to repair combs, to strengthen the thin borders of the comb, and to 
reduce the hive entrance in the fall or make it easier to defend. Also propolis is used as an embalming substance to 
cover hive invaders that bees kill but can not transport out of the hive. In addition, propolis has a highly disinfection 
effect and bees use it to disenfect the hive and comb cells. The action against microorganisms is an essential 
characteristic of propolis. Therefore, propolis has been used by human beings since ancient times for its pharmaceutical 
properties. 
Propolis has antimicrobial, antifungal, antivirus, antiflamatuar and anesteshic effects and many benefical biological 
activities. For this reason, propolis is widely used as a popular remedy in folk medicine, apitherapy, biocosmetics, 
healthy food and for many purposes. 
Keywords: Apis mellifera, honeybee, bee products, apitherapy, propolis.
1. GİRİŞ
Tarihin derinliklerinden günümüze ulaşan balarısı, 
gerek yaşamı ve gerekse oluşturduğu değerli 
ürünler ile insanların ilgisini çekmiştir. İnsanların 
dengeli ve sağlıklı beslenmesinde önemli bir yeri 
olan bal ürünü yanında; polen, arı sütü, propolis ve 
arı zehiri birçok hastalığın iyileştirilmesinde 
günümüzde tıp alanında alternatif ürün olarak 
kullanılmaktadır. 
Propolis bal arıları tarafından ağaçların kozalak ve 
kabuklarından, bitkilerin tomurcuk ve filizlerinden
toplanan çeşitli yağlar, polenler, özel reçine ve 
mumsu maddelerin karışımından oluşan; çok 
kuvvetli anti-viral, anti-bakteriyel, anti-fungal 
etkiye sahip yapışkan bir maddedir. Propolis, sağlık 
için vücut yoluyla alınması gereken 22 besini 
bünyesinde taşıması açısından içinde 
bulunduğumuz yüzyılda keşfedilen mükemmel 
doğal ilaç özelliği ile önem kazanmıştır. 
Propolis, eski Yunan’da pro (ön, giriş) ve polis 
(şehir) anlamında, bal arılarının kovan savunması 
ile ilgili olarak kullanılmıştır. Propolis çok eski 
çağlarda ilk kez Yunanlılar tarafından keşfedilerek 
doğal bir antibiyotik olarak kullanılmıştır. 
Yaşadığımız yüzyılda bu değerli arı ürününün 
antibakteriyel, antifungal, antiviral özellikleri 
yanında anti-inflamatör, anti-ülser, lokal anestetik, 
antitümör, bağışıklığı uyarıcı çok sayıda yararlı 
biyolojik aktivite özelliği göstermesi; tıp, apiterapi, 



Hiç yorum yok:

KÜRE VADİSİ KESTANE BALI

COĞRAFİ YAPI } BARTINLI ARICI YAYLACIK KÖYÜ KESTANE BALI ÜRETİMİ ORMAN BAL 1995

KASTAMONU,DAN BAŞLAYIP BARTIN DA SONBULAN KÜREDAĞLARI UZANTISIDIR... COĞRAFİ YAPI (Kurucaşile İlçesi İl Kültür Turizm Müdürlüğü)3OOO yıllık bir tarihi olan ilçenin i lkçağda Fenikeliler başta olmak üzere Miletoslu ve Megaralı gemiciler tarafından kurulan Kromna adında bir site olduğu çeşitli kaynaklarda belirtilmektedir. Roma, Bizans ve Ceneviz hakimiyetinden sonra yörede görülen ilk Türk komutanı Kutalmış oğlu Süleyman Bey’in komutasındaki Kara Tigin’dir. Yıldırım Beyazıt 1395’te bu bölgeyi Candaroğulları’ndan alarak Osmanlı hakimiyetine katmıştır. birlikte ilkçağda Kromna'da para basıldığı bilinmektedir. Kromna kenti Sandal ve Zeytin burunları olmak üzere iki doğal liman arasındaki yarımada da kurulmuştur.İlk devreleri bilinmemekle KurucaşileBatı Karadeniz sahilinde Bartın iline 62 km. uzaklıkta 1546 km2 alana kurulmuş 8596 nüfuslu kuzeyi Karadeniz güneyi Bartın ili, doğusu Cide ve batısı Amasra ilçeleri ile çevrili deniz ve ormanların içiçe olduğu küçük ve şirin bir ilçedir. 01.09.1957 tarihinde ilçe olan Kurucaşile de 4 mahalle ve 28 köy bulunmakta, yüzölçümünün %40’ı ormanlarla kaplı olan ilçede köylerin büyük çoğunluğu orman köyü statüsü taşımaktadır. İlçemizin merkezi her mevsim yağışlı ılıman Karadeniz iklimi altındadır. Bununla beraber iç kesime gittikçe iklim biraz sertleşir. kurucaşile ilçesi Batı Karadeniz Bölgesinde Bartın iline 52 KM: uzaklıktadır. Kuzeyinde Karadeniz,güneyinde Bartın,Doğusunda Cide ve batısında Amasra ilçeleri bulunmaktadır. İlçenin rakımı deniz seviyesinden 1500 metreye kadar çıkmaktadır. İlçenin güneyi Küre dağlarının bir uzantısı olan Karadağ,Kayaardı ve Karsaduran dağları ile çevrilidir. 159 KM2’lik yüzölçümünün %40’ı ormanlarla çevrili .
manzaraya dalar hayatı düşünür

YAYLACIK KÖYÜ KESTANE ÇİÇEĞİ BALI ORMAN BAL 1995

KESTANE BALI ÜRETİMİ YAPTIĞIMIZ KÖYÜMÜZÜN EŞŞİZ GÜZELLİKDEKİ ormanları köyümüzün de kurulu olduğu dört birtarafı ormanlarla kaplı olan fotoraflar da gördüğünüz alan BARTINLIARICI@hotmail.com
YAYLACIK KÖYÜ KESTANEBALI yaylacık köyünün deniz seviyesinden
yüksekliği 500 -1025 metre arasımda yüksekliği olanbir yayla köyüdür %97 i ormanlarla kaplıdır KESTANE ağaç larının yoğun olarak bulunduğu bir orman köyüdür kestane balı sadece kestane ağaçlarının olduğu ormanlardan kestane çiçeklerinden elde edilir, ancak ormanlarımızdaki KESTANE, MEŞE,KAYIN, GÜLGEN,
kestane, böğürtlen, kuşburnu,sarmaşık, defne,orman gülü, gibi çiçekli ve çok yıllık bitkilerin yanı sıra ormanın dibinde kekik ,yabani yonca, papatya,kızılcık(kiren),sümbül,nergis gibi arıların polen ve nektar aldığı otsu çiçeklerden oluşmaktadır böğürtlen, ormangülü, defne vediğer ağaç ve bitki çeşitlerinin varlığıda balımıza ayrı bir değer katar ve bitki filorası geniş ormanlarımızdan elde edilir. yaylacık köyünde camormanıyokdur genelde ormanlarımız kayın ağecı ve kestane ormanı ağırlıkdadır ve diğer ağaçlar .ORMANGÜLÜ ayrıcaormangülü balı ORMANGÜLÜBALI Ormangülü,geneldekaradinizin
yüksek ve derin ormanlık alanlarında yoğun olarak yetişmekdedir ormanlık olan heryerde görülebilir tabiki. arılar, orman gülü ve yaylacık ormanlarında çiçek açan bitkilerin yanı sıra yaylaçiçeklerinden de bal elde ediyor. Ormangülünün moraçançiçeklerindenbaşkakırmızı ve beyaz ,sarıaçanlarıda var.YAYLACIK köyünde görülen ormangülü çeşidi MOR acanıdır ... Ormangülü Balı, özel bir baldır. Orman gülü balı doğal koşullarda, kendine özgü aroması ile çok özgün bir baldır. Çok uzun süreden beri tedavi edici ve tadlandırıcı olarak kullanılmaktadır. Besleyici ve kuvvet vericidir. Mikropların üremesini önler. Yara iyileştirici etkiler gösterir balbileşiminde bulunan vitamin, mineral, organik asit ve enzimler nedeniyle sindirimi kolay, besleyici ve birçok hastalığa karşı koruyucu ve tedavi edici özellikler gösterir. Balın, bileşim maddelerince zengin oluşu nedeniyle özellikle sağlıklı yaşamda önde gelen gıda maddeleri arasında yer almaktadır. “Balın, difteri, boğmaca, verem, ülser, bazı cilt ve sinir sis temigibi 500 eyakın hastalığın tedavisinde olumlu etkileri saptanmıştır. Balın bilinen bu özellikleri sağlamasında, antimikrobiyel, antioksidan ve büyüme faktörü biyoaktivitesi gösteren bileşenler etkili olmaktadır” Yararları nedeniyle balın her gün düzenli olarak tüketilmesi önerilmektedir. Bileşim: Glikoz ve levüloz (%70-75), sakkaroz (%2-3), dekstrin ve vitaminler içerir. Bileşimi elde edildiği bölgeye ve balın çeşitliliğine bağlı olarak değişiklik göstermektedir. Değerler ortalama aynıdır. Balın Şekerlenmesi (kristalizasyonu) : Balın kristalizasyonu; balda bulunan şekerlein zamanla doyma zamanla doyma noktasına ulaşarak dibe çökmesi olayıdır. Çiçek balları zamanla kristalize olur. Kristalize olan bal sahte veya hileli bal demek değildir. Kristalize olan ballar su banyosu ılıksu içerisinde ısıtılarak kristalizasyon ortadan kaldırılabilir. Kristalizasyon balın su içeriği ile bünyesindeki fruktoz ve glikoz şekerleri arasındaki oranla ilgilidir. Genellikle bal içindeki fruktoz, glikozdan fazladır. Fruktoz/Glikoz oranı büyüdükçe balın şekerlenme eğilimi azalır. Olgunlaşmamış bir balda glikoza göre daha fazla sakkaroz bulunduğu için şekerlenme yavaş olur.Su içeriği düşük olan ballar daha geç kristalize olurlar. Bu nedenle petekli ballarda kristalizasyon geç başlar veya hiç görülmez.Toplumumuza kristalize olmuş bal yeme alışkanlığını kazandırmalıyız. Balın dolum aşamasında, ısıtma işlemi
uygulamaz. Isıtılan ballar yahiçkıristalleşmez yada cok geç kısistalleşirler dikkatliolun ballar 40 veya 60 dercenin üzerinde ısıtılırsa zararlıolabir bal tüketirkendikkatli olunsağlığınızdanolmayın kestanebalı geçkıristalleşir sonuçda kestanebalı dakıris talleşirbu şekervar anlamına gelmez market ballarına dikkatedin yeterBitkinin balı da meyvesi gibi koyu kahve renklidir. Kristalleşmesi yavaştır, kristalleştiği zaman çok ince granüller oluşturur. Araştırmalarda antibiyotik özelliğiyle B.Hemolotik streptecoc’lara karşı etkili olduğu tespit edilmiştir. B ve C vitaminleri açısından zengin olan Kestane Balı kasları kuvvetlendirici, kan dolaşımını düzenleyici, mide ve karaciğer yorgunluğunu giderici, bağışıklık sistemini güçlendirici etki yapar. Kestane Balı solunum ve sindirim sistemlerine olumlu etkiler getirmektedir. Özellikle mevsim değişikliklerinde bol miktarda kestane balı tüketilmelidir Özel bir baldır. Yılda sadece HAVAŞARTLARINA GÖRE BÖLGEYE BAĞLI OLARAK ÜRETİM ORANI DEĞİŞİM GÖSTEREBİLİR Önümüzdeki yıl tekrar tatmak isterseniz lütfen kendinizle ilgili
BARTINLIARICI@hotmail.com bilgileribize e-postayla gönderiniz. mailto:e-postaylagönderiniz. bartinliarici@gmail.com Bal, bileşiminde bulunan çeşitli vitamin, mineral, organik asit ve enzimler nedeniyle sindirimi kolay, besleyici ve birçok hastalığa karşı koruyucu ve tedavi edici özellikler gösterir. MİDEYE ye iyi gelir. Balın, bileşim maddelerince zengin oluşu nedeniyle özellikle sağlıklı yaşamda önde gelen gıda maddeleri arasında yer almaktadır. Balın bilinen bu özellikleri sağlamasında, antimikrobiyel, antioksidan ve büyüme faktörü biyoaktivitesi gösteren bileşenler etkili olmaktadır” Yararları nedeniyle balın her gün düzenli olarak tüketilmesi önerilmektedir. Kestane balı doğal koşullarda, kendine özgü acımsı aroması ile çok özgün bir baldır. Özellikle hasta ve yorgun kişilerin tedaviyi destekleyici olarak kullanabileceği bir üründür. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Enerji ve kuvvet verir. Günlük 2 tatlı kaşığı kadar alınması yeterlidir. Etkili bir bal olduğundan
fazla alınması terleme ve baş dönmesine neden olabilir.
Ancak bu bal çok dikkatli tüketilmelidir.Fazla yenildiğinde tansiyonu normalin altına düşürür. Hastanelik edebilir. Buna bal tutması denir.Bal tutması sonucu hastanelik olan vardır ancak şimdiye kadar bal tutması sonucu ölüm vakası olmadığı gibi, kalıcı bir etkisi olan bir kişi de yoktur.
Yöresel İsimleri: acıbal , Deli bal olarak da bilinir. KESTANEBALI kestanebalı azmiktarda tüketildikdensonra sorunolmaz kuvvetlibir baldır azmiktarda heröğün yiyebilirsiniz satın aldığınız kişilerin uyarılarını dikkatealın lütfen Bal; çok uzun süreden beri tedavi edici ve tadlandırıcı olarak kullanılmaktadır. Besleyici ve kuvvet vericidir. Mikropların üremesini önler. Yara iyileştirici etkiler gösterir. Çocuklarda sık görülen ağız iltihaplarına (aft, ağız yarası) karşı başarı ile kullanılır. Bileşim: Glikoz ve levüloz (%70-75), sakkaroz (%3), dekstrin ve vitaminler içerir. Bileşimi elde edildiği bölgeye ve balın çeşitliliğine bağlı olarak değişiklik göstermektedir. Değerler ortalama aynıdır. Uyarı: Piyasadasatılan balların pek çoğu kimyasal işlemlere maruz kalmaktadır.

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı